Yıllarca bir kere olsun Buggs Bunny’nin, Road Runner’ın ya da Tweety’nin kaybettiğini görmek isteyen ihtiyarları ihya etmekten çok daha fazlası var burada.
Warner Bros’un yapım cehenneminde cayır cayır yandıktan sonra nihayet izleyiciyle buluşan film, bence animasyon – live action evliliği mahsulleri arasında Who Framed Roger Rabbit ve Space Jam’in şanına şimdiden yaklaştı bile!
Zaten öykü evreni dahilinde süper kötücüllüğü arşa çıkmış olan ACME üzerinden, hem finansal tekelleşmeye hem büyük şirketlerin iktisadi güvencesinin teminat aparatına dönüşen hukuk sistemine, hem de emek sömürüsüne çakarken, sahip olduğumuz konfor için belli bedellerin ödenmesi gerektiğini de hatırlatarak, aslında bu sömürü sisteminin tam olarak neresinden durduğumuzu da gösteriyor bizlere.
Nihayetinde, yıllarca inovasyon becerilerini, kendi Unicorn’u olan Road Runner’ın peşinde seferber eden Coyote’nin, bir tüketici davası şeklinde başlayıp da, daha büyük planına doğru açılan hikayesi, benim gibi ihtiyarları eğlendirecek potansiyelder ve bunu yaparken de salt nostalji şemsiyesinin altına sığınmıyor.
Earth to Echo ve TMNT: Out of the Shadow animasyonlarının cortlaması sebebiyle, popüler sinema arenasında şanslarını kaybetmiş olan Dave Green, bu sefer de James Gunn’ın yapım tarafındaki güvencesi altında, kaymak gibi akan ve yetişkinlerle çocukların bir arada izleyebileceği, orta ölçekli bir dolu yaratıcı fikre ev sahipliği yapan bir animasyon koymuş ortaya.
